Unutmak; nasil hafifletici bir kelime, icinde milyonlarca
özgürlük barindiriyor... Sorumlulugu evrenin bilmem
neresine birakip gitmek... Sorumlu olmamak... Sorumlu
tutmamak... Akvaryumda cama ya da birbirlerine carptiklari
anda en basindan baslayan, neden orada olduklarini
unutan baliklar gibi...
Songül Öden, hayat kosturmacasinin gürültüsünde
yitirdigimiz ince sizilari, ansizin beliriveren anilari, insanin
kalbini sikistiran o tanidik endiseleri ve en saf haliyle aski
fisildiyor öykülerinde. Sevginin, hüznün, heyecanin,
bitimsiz korkularin bizi biz yapan asil hisler oldugunu
gösteriyor, her seyin bu hislerden ibaret oldugunu... Üstelik
kendine has anlatimi ve diliyle duygulu, coskulu, icten,
hayal gücünü tüm renkleriyle yansitan, büyülü ve gercekci
bir dünya kuruyor...
Songül Ödenin uzun yillara dayanan yazma serüvenini
görünür hale getiren #esrefimahlukat, her seyin, herkesin
birbirine benzemeye basladigi cagimizda, hepimizin
biricik oldugunu hatirlatiyor.