Musallat, Tetes Kitapin Sosyal Bilimler Dizisinin ilk kitabi.
Biraradaligin gün gectikce daha güc sayildigi, handiyse gözden düstügü bu cag, hakim ve sahip olunan her türlü sinirin da Söteki icin yasamanin mümkün sayilmadigi; ona, salt gelmis bulunmanin acisina katlanmanin dayatildigi bir genislige erismis halde. Genislik, ötekilerin sikistigi, silkelendigi, arta kaldigi yerde basliyor, katlaniyor.
Sahi, kim bu ötekiler
Bazi zamanlarin kilic artiklari, bazi zamanlarin denize dökülemeyenleri, bazi zamanlarin araba bagajlarina sigmayip, bodrum katlarina, gaz odalarina dar gelenleri; bazi zamanlarin ise patikalardan, cadirlardan, konteynerlerden asip gelenleri.
Hepsinin ortak yazgisi; caglar ötesinden kopup gelen direncleri, sinir ötelerine tasan düsleri, heyhat muktedirin zihninde gün-gece demeden hortlamalari. Yazgilari gibi adlari da ortak onlarin; kimi sürgün, kimi mülteci, kimi hayalet, kimi ise basa saran bir musallat.
Niki Giannarinin Yunanistanin Idomeni bölgesindeki mülteci kampindaki hayaletlerin yasamakligini ele aldigi belgesel üzerinde Georges Didi-Hubermanin yüz yillardir devam eden dünya sürgünlerinin izini sürdügü bu metnin Fransizcasi Passer, quoi quil en cote Ne Pahasina Olursa Olsun Gecmek. Bununla birlikte gerek ezelden bu yana gerek günümüzde mültecilerin neredeyse her cografyada adeta bir yadirgi gibi görülüp musallat bilinmeleri, hortlamalari, huzuru bozmalari ve bize Bir zamanlar biz kimlerin musallatiydik sorusunu unutturmalari bu sözcügü yeniden, bu kez iceriden bir yerden hatirlamamiz gerektigi gercegini dogurdu. Bu nedenle kitabi bu isimle yayimlamak; simdiki gercekligimizin manadaki hakikatten ayri ve dahi üstün olmadigini dile getirmek istedik.
Tetes Kitap bu degisiklige izin veren Georges Didi-Hubermana ve Minuit Yayinlarina tesekkür eder.