Cumhuriyet dönemiyle birlikte hiz kazanan Türkcelestirme calismalari,
Türkcenin söz varliginda önemli dönüsümlere yol acmistir. Özellikle Bati
dillerinden Türkceye giren alinti sözcüklere karsilik üretme cabalari, Türk Dil
Kurumu öncülügünde sistemli bir dil planlamasi süreci olarak yürütülmüstür.
Ancak önerilen Türkce karsiliklarin yazili dilde ne ölcüde benimsendigi ve
kullanimda ne derece yerlestigi sorusu, cogu zaman nitel gözlemlerle
degerlendirilmis; nicel ve derlem temelli ölcümler sinirli kalmistir.
Bu calisma, 19722008 yillari arasinda Bati kökenli alinti sözcüklere
önerilen Türkce karsiliklarin kullanim sikligini toplamda 1 milyar 200 milyonu
askin sözcükten olusan genis ölcekli yazili Türkce derlemleri corpus
üzerinden incelemektedir. Derlem dilbilim yöntemleri ve frekans temelli
ölcütler kullanilarak, önerilen karsiliklarin yerlesme düzeyi, kullanim orani ve
yazili dildeki tutunma gücü sayisal verilerle ortaya konulmaktadir.
Elde edilen bu bulgular, Türkcelestirmenin yalnizca sözcük üretimiyle
sinirli bir sürec olmadigini; bicimsel uygunluk, anlamsal seffaflik, zamanlama
ve kurumsal kullanim gibi degiskenlerle birlikte ele alinmasi gereken cok
boyutlu bir dil planlamasi meselesi oldugunu göstermektedir. Bu yönüyle
eser, Türkcelestirme politikalarinin basarisini degerlendirmeye yönelik nicel
bir cerceve önerirken; söz varligi calismalari, dil planlamasi ve derlem dilbilim
alanlarina teorik ve metodolojik katki saglamayi amaclamaktadir.
Dilbilimciler, sözlük bilimciler, dil politikasi arastirmacilari ve Türk dili üzerine
calisan akademisyenler icin kapsamli ve veri temelli bir kaynak niteligindedir.
Türkcelestirme calismalarina iliskin tartismalara ölcülebilir göstergelerle katki
sunan calisma, alan yazinda önemli bir boslugu doldurmayi hedeflemektedir.