Muzaffer Orucoglu, Ararat Güvercinleri basligi altinda topladigi öyküleriyle kadim Ermeni halkinin hayatlarimizdan sökülüsüne odaklaniyor.
Kaleminin zitliklari bir arada sunmaktaki yetenegiyle bize hem yok olanin boslugunu hem de geride kalan hasar almisligi ayni anda aktariyor. Orucoglunun anlatisi edeb bir sorgulama, kimi kahramanlarin kimi magdurlarin kimi zalimlerin kimi siradanlarin kimi bir kedinin gözlerinden.
Kurtaricilarin dahi el uzatamadigi köle olarak satilan hasta celimsiz tek göz bir cocuk Garoyu anlatiyor bize. Ve onun varligina muhtac yoksul yetmis beslik yine tek göz bir ihtiyar Bekes Ustayi. Önce umut vaaz ediyor bulusmalari, sonra da sorgulatiyor; bulusabilecegimiz insanlik diplerde midir
Ermeninin öldürüldügü yerde bütün izler kaybolur zaten. diyor, Intiharin anlaticisi. 1915te degil, Musulun IIDin eline düstügü bir zamanda söylüyor bunu. Öyküler ise bunun aksine gecmisten bugüne iz sürüyor, güzel cirkin ayirmadan, karari okura birakmak üzere.