Istanbulda iktidar, yalnizca devlet dairelerinde kurulmaz. Bazen bir mahallenin dar
sokaklarinda, bazen görkemli malikanelerin kapali odalarinda, bazen de kimsenin adini yüksek
sesle söylemeye cesaret edemedigi adamlarin ellerinde sekillenir.
Aziz Büyük, yillar sonra yarim kalan hesaplarin ve gömüldügü sanilan sirlarin ortasina döner.
Gecmisinin izlerini takip ettikce karsisina yalnizca düsmanlari degil; sadakatle ihanetin, adaletle
intikamin birbirine karistigi acimasiz bir düzen cikar.
Mete Ademoglu ise Istanbulun karanlik sokaklarinda kendi hükmünü kurmaya calismaktadir.
Onun dünyasinda güc verilmez, alinir; ihanet affedilmez ve dökülen hicbir kan karsiliksiz
kalmaz. Ancak sehirde dengeler degisirken iki adamin yollari, yalnizca kendilerinin degil,
Istanbulun kaderini de degistirecek bicimde kesisir.
Eski hesaplar yeniden acilacak, dostluklar sinanacak, saklanan gercekler birer birer ortaya
cikacaktir. Fakat bu sehirde gercege yaklasmanin daima bir bedeli vardir.
Cünkü Istanbul, kendisine hükmetmek isteyen herkese ayni soruyu sorar
Gücün bedelini ödemeye hazir misin
BÜYÜK; aile, sadakat, ihanet ve intikamin ic ice gectigi; sucun gölgesinde büyüyen insanlarin
kendi karanliklariyla hesaplasmasini anlatan sarsici bir güc mücadelesi.